Kolombiya’da bir sendikacı daha katledildi PDF Yazdır e-Posta
cahide tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 12 Temmuz 2010 09:43

Sendikacı cinayetlerinin gündelik bir hal almış olduğu ülkelerden Kolombiya’da bir sendika yöneticisi daha katledildi. Cezaevi emekçileri sendikası (ASEINPEC) yönetim kurulu üyelerinden Hernán Abdiel Ordoñez Dorado, kentinde motosiklet üzerindeki kişilerce açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Cinayetin biçimi, Kolombiya’da sendikacılara ve insan hakları aktivistlerine karşı gerçekleştirilen kontrgerilla saldırılarında yoğun olarak kullanılan bir yöntem olarak biliniyor.

 

Dorado’nun uzun zamandır ölüm tehditleri aldığı ve sendikasının bağlı bulunduğu konfederasyon CGT vasıtasıyla hükümetten birçok kez devlet koruması talep ettiği ancak bu talebin her defasında hükümetçe reddedildiği öğrenildi.

 

Cinayete ilişkin bir açıklama yapan Uluslar arası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) genel sekreteri Guy Ryder, Kolombiya hükümetinin uzun yıllardan bu yana süregiden sendikacı cinayetlerine ilişkin herhangi bir adım atmaktan bilerek kaçındığına işaret ederek “Kolombiyalı otoriteler ülkedeki sendikacıların can güvenliğini sağlamaya dönük acil adımlar atmak zorunda, defalarca uyarılarda bulunmamıza karşın henüz hiçbir işe yarar adım atılmış değil” sözlerini sarf etti.

 

Kolombiyalı kontrgerillalar

 

Kolombiya’da kontrgerilla örgütlerinin ciddi etkileri, FARC ve ELN’nin önemli bir örgütlü birikim sağlayarak, belirli toprak parçalarını istikrarlı biçimde ellerinde tutabildikleri 1970’lere kadar uzanıyor. 1970li yıllarda, özellikle büyük toprak sahipleri ve FARC’ın etkili olduğu bölgelerde yaşayan zenginlerin topraklarını, mülklerini ve kendilerini korumak amacıyla paralı askerler tutarak bunları silahlandırıyorlar. Özellikle kullanılmayan toprakları işgal ederek tarım yapan gerilla örgütlerinin nu girişimlerinin önlenmesi için kırsal alanlarda silahlı korucu grupları oluşturulmaya başlanıyor. 1980lere gelindiğinde bu silahlı birimler hükümetlerin FARC’a karşı düzensiz savaş yöntemlerini kullanmaya başlama amaçlarıyla çakışarak, kontrgerilla, devlet içinde kurumsal bir yapıya evirilmeye başlıyor. Böylece önceden muz ve kahve plantasyonlarını koruyan silahlı korucular, sonradan Kolombiya ordusuyla beraber hareket eden, ortak operasyonlar düzenleyen, yerel muhalif unsurlara baskı yapan ve yıldırma harekâtları düzenleyen bir yarı düzenli orduya dönüştü. 

 

1980’lerin ortasında iyice güçlenen uyuşturucu kartelleri, FARC’ın kendilerine yönelik operasyonlarından korunabilmek ve özellikle sınırlardan güvenli uyuşturucu geçişini sağlayabilmek için kendi silahlı korucu gruplarını kurmaya ya da mevcut kontrgerillaları parayla tutmaya başladılar. Devletin yüksek kademelerinden bürokratlarla, eyalet valileriyle, polis şefleriyle, ordu komutanlarıyla ve komşu ülkelerin bazı bürokratlarıyla ilişkilerini iyice sağlamlaştıran, başta Medellin Karteli ve Cali Karteli olmak üzere uyuşturucu kartelleri, uyuşturucu ticaretlerini ve tarlalarını korumak için artık Kolombiya ordusu ve kontrgerillalarla birlikte çalışmaya başlıyorlar.

 

1990’lara gelindiğinde kontrol ettiği toprakları arttıran ve iyice güçlenerek toplumsal algıda meşru bir konum elde etmeye başlayan gerilla güçlerine karşı hükümetin ABD’li ve İngiliz danışmanları, bu karmaşık ilişkiler yapısını basitleştirerek tek bir birleşik ulusla güçte birleştirmeyi öneriyor ve uygulamaya başlıyorlar. İşte bugün AUC olarak bilinen ve finansmanını örtülü ABD yardımları ile uyuşturucu tacirlerinin sponsorluğundan alan örgüt, orduyla neredeyse iç içe geçmiş bir kontrgerilla kurumu. Öyle ki Kolombiya’nın bazı bölgelerinde askerler ve kontrgerillaların ortak kampları olduğu, ortak operasyonlar düzenledikleri, ortak bir ulaşım ve iletişim ağına sahip oldukları açıkça biliniyor. Son olarak 2006’da patlayan “para-politikacılar skandalı” da Uribe’nin partisinin birçok üst düzey yöneticisinin ve milletvekillerinin kontrgerillayla nasıl kucak kucağa bir ilişki içinde olduklarını bir kez daha ortaya çıkardı.

 

 [Latinbilgi – S.T.]  14 haziran 2010
 
Atina, paranın diktatörlüğüne doğru PDF Yazdır e-Posta
cahide tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 12 Mayıs 2010 08:27

1980’li ve 1990’lı yıllarda Latin Amerika’da, 2000 yılların başında Türkiye de uygulananlara benzer şok önlemler, bir Avrupa devleti olan Yunanistan da görülmemiş bir hızla alındı. Bu neoliberal önlemler, milyonlarca küçük mülkiyet sahibini, uluslararası ve ulusal büyük kapitalistlerin lehine yıkmayı, emeklilerin ve kamu görevlilerinin büyük bir yüzdesini yoksullaştırmayı amaçlıyor.

Bu tedbirlerin en olumsuz tarafı, emeklilik sistemini yeniden yapılandırmak; geçici ve güvencesiz istihdamı harekete geçirmek; özel sektörde aylık işten çıkarmaları artırmak; toplu sözleşmelerin yerine şirketler ve bireyler arasında sözleşme yapma sistemini yerleştirerek sendikaları zayıflatmak ve işçi-işveren ilişkilerini değiştirmektir. Neoliberallerin deyişiyle daha “rekabetçi” bir ekonomi için alınan bu önlemler, kesinlikle büyük kapitalistlerin lehine güç ilişkilerini değiştirecektir.

Bu politikaları korkunç bir haksızlık olarak değerlendiren emekçilerin dediği gibi sadece Yunanistan’ın geleceği ile değil tersine kapitalizmin geleceğiyle oynanmakta.
 
 
Yunanistanlı emekçileri ayağa kaldıran beş aylık üç tasarruf planı:
* 2014 yılına kadar çalışanların maaşlarının dondurulması.
* Çalışanların 13. ve 14. aylara ilişkin maaşlarının (ikramiye) kesilmesi.
* Emeklilerin 13. ve 14. aylara ilişkin maaşlarının (ikramiye) kesilmesi.
* Yönetici primlerinin yüzde 8 azaltılması (bir önceki yüzde 12’lik düşüşten sonra)
* Yüzde 21’den yüzde 23’e çıkarılan, 2 puanlık KDV artışı ( yüzde 19’luk ilk artıştan sonra yüzde 21’e çıkarılmıştı) yapılması.
* Benzin, sigara ve alkol fiyatlarında yüzde 10’luk bir artışı.
* Tüm kamu yatırımlarının azaltılması.
* Taşıma ve enerji piyasasının liberalleştirilmesi.
* Tam bir emekliliği hak etmek için çalışma süresinin 37 yıldan 40 yıla çıkartılması (bu yıldan 2015 yılına kadar).
* Bugün, firmaların aylık toplam yüzde 2’den fazla çalışanın işten çıkarmalarını yasaklayan yasanın reform edilerek özellikle işgücü esnekliğinin güçlendirilmesi.
* Bunların dışında, çok zenginlerin katkıda bulunacağı herhangi bir tedbir aramayınız.

[Humanite / Sendika.Org –A.Py] 10 Mayıs 2010

Son Güncelleme: Çarşamba, 12 Mayıs 2010 08:30
 
İNGİLTERE’DE MİLYARLIK ÖZELLEŞTİRME PDF Yazdır e-Posta
cahide tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Ekim 2009 10:25
Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Ekim 2009 10:27
Devamını oku...
 
Romanya'da 800 bin kamu çalışanı grevde PDF Yazdır e-Posta
cahide tarafından yazıldı.   
Salı, 13 Ekim 2009 11:32
Son Güncelleme: Salı, 13 Ekim 2009 11:32
Devamını oku...
 
Kübalı sağlık tugayları: 3 yılda 30 milyon parasız tedavi PDF Yazdır e-Posta
cahide tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Eylül 2009 10:10
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 Eylül 2009 10:11
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 3