| İŞYERLERİMİZDE TEKEL İŞÇİLERİ İLE BİRLEŞTİK |
|
|
|
| SES tarafından yazıldı. | |||
| Çarşamba, 17 Şubat 2010 16:43 | |||
|
İŞ VE
ÜCRET GÜVENCESİ İÇİN BİRLEŞİK MÜCADELEYE
Tekel işçileri iki ayı aşkın süredir özelleştirmenin sonuçlarına karşı, güvencesiz, esnek çalıştırılmak istenmelerine karşı direniyor. Bugüne kadar kamu işçisi olmalarına ve yıllardır sağlıklarını, gençliklerini TEKEL fabrikalarında bırakmalarına, TEKEL’e milyarlarca lira kar ettirmelerine karşın, özelleştirme sonucunda ya işgüvencesiz ve düşük ücretle çalışacağınız işyerlerine gidersiniz ya da kapı önüne atılırsınız seçeneği ile yüz yüze bırakıldılar. Ancak TEKEL işçileri iki tercihi de reddederek, kadrolu çalışmaya devam etmek için mücadeleyi seçtiler.
Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçilerinin geleceği de tekel işçilerininkinden farklı değil. Bizim işyerlerimizde de hizmetler parça parça özeleştiriliyor. Bizim işyerlerimizde de işgüvencesiz çalışma hızla yaygınlaşıyor. Bizde de esnek çalışma, karşılıksız fazla çalıştırma gün geçtikçe artıyor. Bizimde temel ücretlerimiz yerinde sayıyor, geleceği olmayan performans ücretlendirmelerine mahkum edilmeye çalışılıyoruz. Her geçen gün bu durumu pekiştirecek yasal düzenlemeler yapılıyor. Sıra bize geliyor demiyoruz, aslında sıra bizde. Çünkü TEKEL işçilerinin işgüvencesi talepleri karşısında Bakan “bu durum sadece tekel işçilerini ilgilendirmiyor, daha arkasından 125 bin kişi gelecek” demişti. Tekel işçilerini sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak en iyi biz anlayabiliriz. Çünkü son 6–7 yıldır işkolumuzda 4924, 4/b, 4/c adı altında yığınla sözleşmeli, vekil ebe-hemşireler, binlerce taşeron işçisi var. Bugün sağlık ve sosyal hizmet işkolumuzda çalışanların 120 bini taşeron işçisi, 60 bin 4/b’li ve sayısı daha sınırlı da olsa 4/c’li, vekil ebeler var. Sosyal Hizmetlerde ise 9 bin kadroluya karşın 10 bin taşeron çalışmaktadır. Yani işkolumuzdakilerin %40’ ı iş güvencesinden yoksun çalıştırılmaktadır. Son olarak, TBMM’de alt komisyonlara gelen Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı ile tüm hastanelerin kendine yeten işletmeler haline getirilmesi, çalışanların tamamının sözleşmeli yapılması hedeflenmektedir.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak kritik bir
dönemdeyiz. Ya kadrosu olanlar bekleyerek sıranın kendine gelmesini bekleyecek
-ki o zaman zaten bu
Bizim tercihimiz çok açık. Bizler de TEKEL işçilerinin açtığı yoldan hem kendi geleceğimiz, hem de hizmet verdiğimiz kesimin geleceği için mücadelemize devam edeceğiz.
BASIN AÇIKLAMASI TEKEL işçileriyle dayanışma amacıyla mı buradayız, yoksa kendimiz, toplumun geleceği için mi, halk için mi buradayız? Bir düşünelim. Şimdi iki grup kavram sayacağım 1. Grup; lütuf-ihsan-iyilik-iyilikseverlik-yardım-yardımseverlik-hayır-hayırseverlik-minnettarlık-merhamet-acıma-vicdan-yoksul-yoksulluk-düşkün-garip gureba-fakir fukara-muhtaç-dilenci-sadaka 2. Grup; çalışma hakkı, barınma hakkı, beslenme hakkı, su hakkı, ulaşım hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvence hakkı Bu kavramlara dikkat edelim Bu kavramları arka arkaya sıraladığımızda ve gruplara baktığımızda aklımıza ne geliyor Hak yerine düşmüşe yardım. Kader kurbanlarına merhamet, sokaktaki dilenci de böyle söylüyor İlk grupta sıralanan kavramların toplumsal yaşantımızda nasıl bir üstünlük kazanmaya başladığına dikkat edelim ve neden diye düşünelim. Maliye Bakanı diyor ki: “hükümetimizin varsa bir hatası, özelleştirme sonucu açıkta kalan işçilerimize karşı merhamet beslemesi” Başbakan diyor ki “fakir-fukara, garip gurebanın sayısını azaltmaya çalışıyorum” ve ekliyor; “tüyü bitmemiş yetimin hakkını tekel işçisine veremem” İstanbul Unkapanın’da Tekel’e ait 3000 metrekarelik arsası içinde 5 katlı ve 2500 metrekarelik kapalı alanı olan genel müdürlük binasını önce maliyeye hibe edip sonra tarikat mensubu olduğu herkes tarafından bilinen ve hastaneler zinciri ve iş yarattığınız iş adamına neden tahsis ettiniz? Bunları özelleştirme idaresi mi yaptı yoksa özelleştirme yüksek kurulumu? Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı Başbakan Erdoğan, üyeler; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı Ali Babacan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz Bugün sokağa attığınız tekel emekçilerinin ürettiği emeği önce Maliye Bakanlığına hibe ediyorsunuz, sonra hastaneler zinciri sahibi Medipol guruba tahsis ediyorsunuz. İlan var mı, yok. İhale var mı yok. Kim bilecek, kim duyacak. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun çok yüksek şahsiyetleri İmza attığınız özelleştirmelerden sonra bir tane bile çok uluslu kapitalist tekellerin eline geçmeyeni var mı? Özelleştirdiğiniz çalışma alanlarında kaç üretici kaldı, kaç emekçi kaldı, kaç esnaf kaldı, kaç köylü kaldı? Tekeli özelleştirirken tütün ve sigara fabrikalarında çalışan binlerce emekçiyi aklınıza getirmediniz mi? Getirdiniz, biliyordunuz. Peki bu fabrikalara ürün yetiştiren binlerce üretici köylüyü düşünmediniz mi? Düşündünüz, biliyordunuz. Melih Gökçek sadece Ankara’da 2009 yılında yaklaşık 350 bin aileye makarna ve sabun yardımı yapıyor. Bunun adı yaşam desteği. Ölümle yaşam arasındaki o kahrolası çizgiye sıkıştırdığınız insanlara, yaşasınlar diye yaşam desteği sunuyorsunuz. Nasıl düşündüğünüz belli Hayırseverleri de yanınıza çağırıyorsunuz. Nasıl da akıllısınız. Öğretmeniniz sizi “ders anlatırken top oynadılar bahçede” diye şikayet ediyordu, fakat siz emek sömürüsünün inanç sömürüsü ile nasıl buluşturulacağının muhteşem bir çalışmasını yapıyormuşsunuz. Şimdi tekel işçisine direnciniz işte bundan Tekel emekçisi lütuf sadaka himmet istemedi Türkü Kürdü Arabı Çerkezi Lazı Arnavutu Ermenisi nasılda buluştular, hakları ve bütün halkın hakları için. Toplumdan çaldıklarınızla yine toplumu ölümle yaşam arasına sıkıştırarak kendinize kul köle etmeye çalışmanızı nasıl da gördüler Bu kavga emekçilerle kapitalistlerin kavgasıdır, bu kavga ceberrut iktidarla halkın mücadelesidir, bunun içindir ki “tekel işçileri kazanırsa halk kazanacaktır” diyoruz Korkunuz bu zaten, bu korkuyla yaşamaya mecbursunuz. Kimse sizden ne lütuf ne sadaka istemiyor, ne himmet ne hayırseverlik beklemiyor. Hayatı yeniden üreten biziz, bu ülkeyi kimseye bırakmayacağız
Kemal YILMAZ SES Genel Sekreteri
GAZİANTEP GAZİANTEP ![]() ŞİŞLİ ŞİŞLİ
|
|||
| Son Güncelleme: Cuma, 19 Şubat 2010 13:14 |














