ONUR ÜYEMİZ AYŞENUR ŞİMŞEK’İ MEZARI BAŞINDA ANDIK PDF Yazdır e-Posta
isa tarafından yazıldı.   
PerÅŸembe, 28 Ocak 2010 14:06

15 yıl önce kaçırılarak katledilen, onur üyemiz Ayşenur ŞİMŞEK’i bugün mezarı başında andık. SES Genel Merkez Yöneticileri, KESK MYK üyesi Akman ŞİMŞEK, Ankara Şube yönetici ve üyeleri ile dostlarının katıldığı anmada SES adına Genel Başkan Bedriye YORGUN, KESK adına Akman ŞİMŞEK birer konuşma yaptılar.

                                                                                      BASINA VE KAMUOYUNA

Bugün, aramızdan 15 yıl önce zorla koparılıp alınan arkadaşımız Ayşenur ŞİMŞEK’i anmak, O’nu unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı dosta da düşmana da göstermek için buradayız.

Ülkemizin tarihi katliamlar, linçler, işkence ve infazlarla yoğrulduğu kadar, mücadeleler, başkaldırılar ve büyük direnişlerle de doludur.  Sömürü üzerine kurdukları saltanatlarının yıkılmasından korkanlar, zor yöntemlerine başvurarak, mücadeleyi engelleyebileceklerini sandılar.

 Ezilenler üzerindeki egemenliklerini, sömürü düzenlerini kan ve ateş üzerine kuran ve yine kanlı bir terörle devam ettiren sömürücülerin emrindeki ölüm mangalarının bazen bir sokağın başında, bazen bir işkencehanede, bazen ıssız bir yol kenarında alıp götürdükleri arasında bizim yüreğimizin parçaları da var.

Susurluk'ta bir kamyonun çarpmasıyla bir ucu açığa çıkan devlet çetesinin unutulmaya bırakıldığı, Şemdinli’de halk tarafından suçüstü yakalanıp teslim edilen ölüm mangalarının göstermelik tutuklamalardan da sıyrılıp ellerini kollarını sallaya sallaya dolaştıkları, katillerin popstar yapılmaya çalışıldığı, devletin sorumluluğundan Ergenekon dosyasıyla sıyrılmaya çabaladığı şu günlerde bizler ısrarla "kaybedilenleri", katledilenleri yüreğimizin en sıcak yerinden çıkarıp "katilleri nerede?" diye sormaya devam edeceğiz.

Yarın 29 Ocak 2010, yitirdiklerimizden SES Onur Üyesi Ayşenur Şimşek'in 15. ölüm yıldönümü. Ayşenur Şimşek olmazları olur yapan mücadeleci kişiliği ve yiğitliğiyle bir kar makinesi gibi mücadelede yol açanlardan, bir sağlık emekçisi.

1968 Gölbaşı doğumlu Ayşenur Şimşek 1990'da Hacettepe Eczacılık Fakültesi'nden mezun oldu.

Orta halli bir ailede büyüyen Ayşenur'un düzenle ekonomik olarak büyük çelişkileri yoktu belki. Ailesinin sağladığı olanaklarla bir eczacı olarak düzende rahat bir yaşam sürdürebilirdi. Ancak ülkede yaşanan haksızlıklara, adaletsizliğe, halkın çektiği acılara gözlerini kapayarak yalnızca kendisini düşünerek bencilce bir hayat sürmek demekti bu. Hayır, bunu yapmayacak; bir okumuş, bir aydın olarak kavradığı gerçeklere gördüğü eşitsizliklere haksızlıklara göz yummayacaktı. Bunun için öğrenciliğinden başlayarak emek mücadelesi içinde olmayı seçmiş, okulu bitirip çalışmaya başladığında bir emekçi olarak örgütlü mücadeleye katılmıştı. Örnek çalışkanlığı, dürüst ve kararlı kişiliği ile mücadele arkadaşlarının güvenini ve sevgisini kazanırken egemenler için tehlikeli bir hedef haline geldi.

1991 'de sağlık emekçilerinin örgütlenmesi henüz yeni yeni gelişirken Ankara'da Sağlık-Sen'in kurulmasında büyük bir emekle yer almış ve örnek kişiliğiyle bileşenlerimizden Sağlık-Sen'in Ankara Şubesi'nin kurucu başkanlığına getirilmişti.

Bir süre sonra ölüm mangaları açıkça ölümle tehdit etmeye başlamışlardı Ayşenur’u. Birileri evine sık sık telefon edip ailesine "bu işleri bırakmazsa kötü olur" diyordu. Bunun anlamı belliydi; o günlerde yüzlerce "kayıp" gibi kaybedilmek veya binlerce insan gibi "faili meçhul" bir cinayetle katledilmek.

24 Ocak 1995 günü kaçırıldı Ayşenur. En son ablasıyla telefonda konuşmuşlardı. Bir daha haber alınamadı Ayşenur'dan. Ailesi ve arkadaşları çalmadık kapı, başvurmadık yer bırakmadılar. Alınan yanıt diğerlerinde olduğu gibiydi. "Bizde yok"

Tam 76 gün boyunca " KAYIP"tı Ayşenur Şimşek. Ta ki 12 Nisan 1995 günü Kırıkkale'de darp izleriyle dolu cansız bedeni bulunana kadar.

            Ayşenur'u kaçıran kontrgerilla çetesi, günlerce işkence yapmış ancak O'nun devrimci kişiliğini teslim alamamış ve Adli Tıp heyetinin belirlemelerine göre 29 Ocak günü 3 kurşunla katledilmişti.

Ayşenur Şimşek'i kaçırıp katledenler muhtemelen, bir gün hesap vereceklerini düşünmemişlerdir. Arkalarındaki gücün kudretinden şüpheleri yoktur. Ve hiç de öyle gizli-saklı değillerdir aslında. Ayşenur’un katli "Bin operasyon"dan biridir ve yapan da yaptıran da bellidir.

Hiç kuşkumuz yok; katiller bir gün mutlaka hesap verecek, adalet yerini bulacaktır.

Ayşenur’lar, Necati’ler, Bahçet’ler mücadelemize ışık tutmaya devam edeceklerdir. 28.01.2010

 

 

                                                                                          SES MERKEZ YÖNETİM KURULU

 

Son Güncelleme: Perşembe, 28 Ocak 2010 14:13