Tekel İşçileri Bizim İçin Direniyor! PDF Yazdır e-Posta
isa tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Ocak 2010 10:43

BASINA ve KAMUOYUNA

  Tekel İşçileri Bizim İçin Direniyor!

Tekel işçileri 40 günü aşkın süredir kararlılıkla mücadele ediyor. Özelleştirmelerin sonuçlarına karşı direniyor. Özelleştirmelerin işsizlik olduğunu, yoksulluk olduğunu, özelleştirmelerin güvencesiz çalışma; 4/b, 4/c olduğunu haykırıyor.

Tıpkı yıllardır özelleştirmenin toplum açısından ‘paran kadar sağlık hizmeti’, çalışanlar açısından iş güvencesi ve ücret güvencesinin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini haykıran biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri gibi.

 

AKP Hükümeti kendi eliyle yarattığı işsizlik ve güvencesiz çalıştırma sorununu çözmek yerine sıklıkla fiziki şiddete, sürekli olarak da sözlü şiddete başvuruyor. Sayın Başbakan çalışanlarla toplumu karşı karşıya getirmeye çalışarak tehlikeli bir siyaseti icra ediyor. Yıllardır biz sağlık emekçilerini nasıl halkla karşı karşıya getirmeye çalıştıysa bugün de benzerini Tekel işçilerine yapmaya çalışıyor, rencide ediyor, onları marjinal göstermeye çalışıyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki bugün krizin nedeni haline gelmiş olan temel politika başta Tekel olmak üzere birçok kar eden kuruluşun ardı ardına özelleştirilmesi küresel sermayeye satılmasıdır. Dün ne var ne yok satanlar bugün bunun sonuçlarından kolayca sıyrılamazlar, krizi yaratanlar faturasını emekçilere çıkaramazlar.

 

Tekel işçilerini en iyi sağlık ve sosyal hizmet emekçileri anlar. Çünkü, sağlık hizmetlerinin adım adım nasıl özelleştirildiğini, katılım payları, GSS primi ve ilave ücretlerle her geçen gün biraz daha fazla paraya endekslendiğini görüyor ve buna karşı mücadele ediyoruz. Çünkü işyerlerimizde özelleştirmenin bir sonucu olarak daha önce kamu görevlileri eliyle verilen birçok hizmetin nasıl taşeron şirketlere ve taşeron çalışanlara bırakıldığını, daha önce çalışanların tamamı 657’li istihdam edilirken bugün 4/b’lilerin, 4/c’lilerin, çakılı sözleşmelilerin, vekil ebelerin çoğaldığını hepimiz yaşayarak gördük. Bugün sağlık ve sosyal hizmet işkolumuzda çalışanların (120 bini taşeron işçisi, 60 bin 4/b’linin yanı sıra 4/c’liler, çakılı sözleşmeliler, vekil ebeler…) %40’ ı bu şekilde iş güvencesinden yoksun güvencesiz istihdam edilmektedir.

 

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçilerinin Kaderi Güvencesiz İstihdam Olamaz!

AKP Hükümetinin tüm itirazlarımıza rağmen yürüttüğü sağlıkta özelleştirme programı ile iş yerlerimizi parça parça taşeronlaştırırken biz sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini de farklı statülerde istihdam ederek parçalıyor. İş güvencemizi elimizden alıyor. Kısa bir süre önce çıkardıkları “Tam Gün Yasası” nın ardından artık sıra “Hastane Birlikleri Yasası”na geldi. Şayet engelleyemezsek bu yasayla birlikte çalışanların %80’inden fazlası güvencesiz, sözleşmeli istihdam edilecek.

 

Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak son derece kritik bir evreden geçmekteyiz. Güvencesiz çalışanların kervanına katılmamak için bugüne kadar yürüttüğümüz mücadeleyi daha fazla yükseltip, toplumsallaştıracağız. Tekel işçileriyle beraber saf tutacak, güvencesizliğe karşı kocaman bir barikat olacağız. Hep beraber işçilerin tabiriyle “4/c nin kravatlısı” olan 4/b’ yi ve taşeron çalışmayı sineye çekmeyeceğiz. Ücretsiz ulaşılabilir, nitelikli kamusal sağlık sistemi kuruluncaya ve tüm güvencesizler kadroya alınıncaya kadar en geniş kesimlerle birlikte mücadeleyi, devam ettireceğiz.

 

Gün, Tekel İşçilerinin Direnişine Omuz Verme, Onların Mücadelesini Kendi Mücadelemize Dönüştürme Günüdür.

Biz kararımızı verdik. Kendimizi birer Tekel işçisi olarak görüp mücadeleyi birleştirmek, büyütmek istiyoruz. Güvencesizliğin kader olmadığını biliyoruz ve bu konuda konfederasyonumuz KESK başta olmak üzere emek ve meslek örgütlerinin aldıkları tüm kararları en güçlü şekilde hayata geçireceğiz.

 

İş güvencesi,

Güvenceli, insanca yaşanacak temel ücret,

Parasız sağlık hakkı,

Başta olmak üzere, tüm taleplerimiz için; 

 

İşyerlerimizi, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini bu onurlu mücadeleye katılmaya çağırıyoruz. Bu mücadelemizde tüm halkımızın desteğini bekliyoruz.

 

 

“Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiç birimiz!” 

 

 

SES MERKEZ YÖNETİM KURULU

Son Güncelleme: Salı, 26 Ocak 2010 10:47