Yazdır
PDF

SARAY REHABİLİTASYON MERKEZİ'NİN DEVRİ NEDENİYLE YAPILAN SUÇ DUYURUSU

Posted in Hukuk - Arşiv

Saray Rehabilitasyon Merkezi'nin Devri Nedeniyle Yapılan Suç Duyurusudur.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN ŞİKAYETÇİ: Köksal Aydın, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Genel Başkanı, Necatibey Cad. No: 82/13, Kızılay, ANKARA

ŞİKAYET EDİLENLER: 1- Nimet Çubukçu, Devlet Bakanı, ANKARA

                                       2- İsmail Barış, SHÇEK Genel Müdür Vekili, ANKARA

D. KONUSU: Şikayet edilenler hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılması için suç duyurusu dilekçesidir.

SUÇ: Görevi kötüye kullanma ( TCK 257. madde)

SUÇ TARİHİ: 24.10.2005 ve devamı

AÇIKLAMALAR

            Başbakanlık SHÇEK Genel Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında işbirliği protokolü Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından 24.10.2005 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. (EK 1 ) Bu protokol ile SHÇEK’in en büyük sosyal hizmet kuruluşu Saray Rehabilitasyon Merkezi ve Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi’nin işletilmesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmektedir.

            Başkanı olduğum sendika 4688 sayılı kanuna göre faaliyetlerini yürütmekte olup, bu kanunun 5. maddesine göre çıkartılmış olan hizmet kolu yönetmeliği eki listesinde yer alan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nde örgütlü bir sendikadır. 4688 sayılı kanunun 22. maddesine göre SHÇEK Genel Müdürlüğü’nde yetkili olduğundan, Kurum İdari Kurul toplantılarına katılmaktadır. ( EK 2) Sendikamın Saray Rehabilitasyon Merkezi’nde Kasım 2005 itibari ile aidat ödeyen 115 üyesi bulunmaktadır.( EK 3)

            Saray Rehabilitasyon Merkezi, korunmaya ve bakıma muhtaç çoğunlukla bakacak kimsesi olmayan ancak devlet korumasında olan her tür özürlü ( özellikle zihinsel özürlüler) grubuna yatılı olarak hizmet veren, resmi kayıtlara göre 648 kişilik kapasiteye rağmen yılda ortalama 710 özürlü çocuğa hizmet veren, alanında ilk ve en büyük sosyal hizmet kuruluşudur. Bu kuruluş 338 bin metrekarelik arsası ve 24 bin karelik kapalı alanı olan ve yaklaşık 310 kadrolu personeli ve 200’e yakın temizlik işçisinin hizmet verdiği bir kuruluştur. 

            Protokolün 1. maddesinde Saray Rehabilitasyon Merkezi ve bağlı ünitelerinin (iş atölyeleri ve lojmanlar gibi) ve Öğretmen Necla Kızılbağ Huzurevi’nin işletilmesini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmesi düzenlenmiştir.

            Protokolün 2. maddesinde, bu devir işleminin yapılarak Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmasının amaçlandığı belirtilmiştir.

            Protokolün 3. maddesinde, kapsam düzenlenmiştir.

            Protokolün 6. maddesinde, devredilecek arazi üzerinde bulunan binaların yönetim sorumluluğunun belediyeye ait olduğu belirtilmiştir.

            Protokolün 7. maddesinde, belediyeye işletmesi devredilecek olan merkez ve huzurevinin belediye tarafından her türlü bina ve yeni tesis inşaatının gerçekleştirilebileceği, merkez ve huzurevine yapılabilecek ayni ve nakdi yardımların belediye bütçesine irat kaydedileceği, belediyenin merkez ve huzurevindeki hizmetleri gerçekleştirmek için kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile her türlü işbirliğine gidebileceği, protokoller yapabileceği düzenlenmiştir.

            Protokolün 8. maddesinde, devredilecek arsa üzerinde sunulacak tüm hizmetler için gerekli olan nitelik ve sayıdaki personelin belediye tarafından istihdam edileceği, merkezde ve huzurevinde bulunan mevcut genel müdürlük personelinin (özel hizmet alımı personeli dahil) çekilerek SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün başka kuruluşlarına ve birimlerine atanacağı düzenlenmiştir.

            Protokolün 12. maddesinde, devredilecek arsa üzerindeki mevcut binalarda bulunan demirbaş malzemelerin (taşıt araçları hariç) yerinde kalarak ayniyat kayıtları üzerinden belediyeye devredileceği düzenlenmiştir.

            Protokolün 13. maddesinde, devredilecek arsa üzerinde bulunan ve lojman olarak kullanılan binaların boşaltılarak belediye lojmanı yapılacağı düzenlenmiştir.

            Protokolün 14. maddesinde, merkezde bulunan döner sermaye işletmesinin sona ereceği, merkezin ve huzurevinin her türlü hizmeti ve üretimi karşılığında sağlayacağı gelirlerin belediye tarafından tahsil edilip harcanacağı düzenlenmiştir.

            Protokolün 15. maddesinde, huzurevinin işletilmesine ilişkin olarak genel müdürlük ile Necla Kızılbağ arasında imzalanan 11.05.2005 tarihli protokolde belirlenen genel müdürlük hak ve yükümlülüklerinin belediye tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.

            Protokolün 17. maddesinde, merkezin ve huzurevinin hizmetlerinden yararlanacak özürlülerin ve yaşlıların belediye tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.

            Protokolün 23. maddesinde, protokolün 49 yıl geçerli olacağı, 48. yılın sonunda protokolün devamı hususunda tarafların mutabakatı ile sürenin uzatılabileceği düzenlenmiştir.

            Protokolün 25. maddesinde, protokolün yürürlüğe girmesine mütakiben geçiş sürecinin en fazla altı ay içinde tamamlanacağı düzenlenmiştir.

HUKUKA AYKIRILIKLAR

            Anayasa’nın 61. maddesinde, devletin sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayacağı tedbirleri alacağı, yaşlıların devletçe korunacağı, devletin korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alacağı, bu amaçla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurduracağı açıkça hüküm altına alınmıştır.

Anayasa’nın 61. maddesine uygun olarak çıkarılmış bulunan, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 4. maddesinde genel esaslar düzenlenmiştir. Kanunun 4.maddesinde, SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün  kendisine ait bir sosyal hizmet kuruluşunu bir başka kamu kuruluşuna devredebilmesiyle ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim 2828 sayılı kanunun 5. maddesinde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün bu kanunun 4.maddesinde belirtilen genel esaslar içinde yine bu kanunla verilen görevleri yapmak üzere kurulduğu açıkça ifade edilmiştir.

            2828 sayılı kanunun 9. maddesinde kurumun görevleri sayılmıştır. 9 maddenin (b) fıkrasında, öncelikle çocuğun aile içinde yetiştirilmesi ve desteklenmesi için aileyi eğitim, danışmanlık ve sosyal yardımlarla güçlendirmek, korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç çocuk, özürlü ve yaşlıların tespiti, bunların korunması, bakımı ve yetiştirilmesi ve rehabilitasyonlarını sağlamak üzere gerekli hizmetleri yürütmek, bu hizmetler için 3. maddede sayılan sosyal hizmet kuruluşlarını 4. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde kurmak ve işletmek kuruma görev olarak verilmiştir.

            2828 sayılı kanunun 4, 5 ve 9. maddelerinden de anlaşılacağı gibi herhangi bir SHÇEK kuruluşunun bir başka kamu kurumuna devredilmesi hukuken mümkün değildir.

            Protokolün 4. maddesinde hukuki dayanak olarak gösterilen 2828 Sayılı Kanunun 4. maddesinin (b) ve (l )bentleri ile 9. maddesinin ( e ) bendi SHÇEK’nun diğer kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleriyle kurumun amacı doğrultusunda işbirliği yapmasını düzenlemektedir. 2828 Sayılı Kanunun 4. maddesinin (b) bendinde, sosyal hizmetler alanında faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliği tesis edilerek güç birliği sağlanacağı ve mevcut kaynaklara en verimli şekilde işlerlik kazandırılacağı, (l ) bendinde, muhtaç, sakat ve yaşlıların hayatlarını sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmesi, muhtaç sakatların toplum içinde kendi kendilerini idare edebilecek ve üretken hale gelebilecek şekilde bakım ve rehabilitasyonlarının yapılması, bunlardan tedavisi mümkün olmayanların sürekli bakım altına alınması amacıyla gerekli her türlü tertip ve tedbirin alınacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 9. maddesinin ( e ) bendinde kurum görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak amacıyla halkın gönüllü katılımını sağlamak ve organize etmek, toplumun örf, adet, inançlarına göre yapacağı yardım ve bağışlara ilişkin programlar geliştirmek ve yürütülmesini sağlamak, bu amaçla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği yapmak, yardımda bulunmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlara yol göstermek düzenlenmiştir.

            Yukarıda da açıklandığı gibi 2828 Sayılı Kanunun 4. ve 9. maddelerinde SHÇEK’in herhangi bir kuruluşunu bir başka kamu kurumuna devretmesiyle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Protokolde belirtilen 5216 ve 5393 Sayılı Kanunlarda da benzer bir durum düzenlenmemiştir.

          2828 sayılı kanunun 3. maddesinde tanımlar düzenlenmiş olup, maddenin (f) bendinin 5. paragrafında Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri tanımlanmıştır. Buna göre; bedensel, zihinsel ve ruhsal özürleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olan kişilerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmak veya bu becerileri kazanamayanlara devamlı bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluşlarına Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi denmektedir.

          Saray Rehabilitasyon Merkezi’nde, devletin bakımına muhtaç bedensel ve zihinsel engelliler bulunmaktadır. Bunların çoğu kimsesiz olup, aileleri olanların da ailelerinin bakamayacak kadar yoksul olmaları nedeni ile devlet tarafından bakılmaları gereken özürlülerdir. Anayasa’nın 61. maddesindeki ödevleri yapmak üzere kurulmuş bulunan ve devlet adına faaliyet yürüten bir kurumun asli ve sürekli kamu hizmetini bir başkasına devretmesi hukuken mümkün değildir. SHÇEK Genel Müdür Vekili İsmail Barış ve ilgili Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun herhangi bir hukuki ve fiili sebep göstermeksizin, en büyük hizmet kuruluşlarını  subjektif değerlendirmeler sonucu devretmeleri görevlerini kötüye kullandıklarını göstermektedir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın SHÇEK Genel Müdürlüğü’nden daha iyi sosyal hizmet verdiğini söylemek de  mümkün değildir.

            Protokolün 8. maddesinde, Merkez ve Huzurevi’nin devri ile birlikte mevcut personelin tümünün Genel Müdürlüğe çekilerek, başka kuruluşlara atanacakları belirtilmektedir. Anayasanın 128. maddesinde düzenlenen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar tarafından verilmesi ve memurların her türlü özlük haklarının kanunla düzenlenmesi ile ilgili kurallar ve buna uygun olarak düzenlenmiş bulunan 657 sayılı kanun ile 2828 sayılı kanunun personel ile ilgili 16. ve 17. maddeleri ihlal edilerek, yüzlerce memur ve işçi statüsündeki personel mağdur edilecektir. Memur personel maddi ve manevi açıdan zarara uğrayacak, hizmet alımı yoluyla çalışan işçi personel ise sokağa atılarak, işsiz kalacaktır. Yasal dayanağı düzenlenmeyen böyle bir devrin yaratacağı sonuçlar itibari ile devri yapanların suç işlediği ve görevlerini kötüye kullandıkları açıktır.

          Protokolün 6,7,12,13 ve 14. maddeleri incelendiğinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin devir ile birlikte rantı oldukça yüksek 388.000 metrekarelik arsa olmak üzere lojmanları, ayni ve nakdi yardımları, arsanın yönetim sorumluluğunu, demirbaşları, hizmet ve üretim karşılığı sağlanacak gelirlerini 49 yıllığına hiçbir ücret ödemeden aldığı, karşılığında zaten devletin bakmakla yükümlü olduğu engellilere bakma vaadinde bulunduğu görülecektir. Bu durumda açıkça Belediye lehine ve kurum zararına bir devir yapıldığı anlaşıldığından, devri yapanların Kurum mallarını korumak ve faydalı kullanmak ile ilgili görevlerinin gereğini yapmayıp, tam aksi yönde davranmaları suç işlediklerini göstermektedir.

         Protokolün 15. maddesinde, Necla Kızılbağ’ın yaptırdığı Huzurevi’nin genel müdürlüğe şartlı bağışını içeren 11.05.2005 tarihli protokoldeki sorumlulukların Belediye’ye geçtiği belirtilmektedir. Bu durumda Necla Kızılbağ’ın onayı alınmadan protokol yapılmış ise protokolü yapanların  sözleşme yapma özgürlüğünü de  ihlal ettikleri de görülecektir. Kamuoyunda, SHÇEK’na yapılan bağışların bu denli sorumsuzca başkalarına devrinden sonra oluşacak olumsuz hava Kuruma ve kimsesizlere ve  özürlü çocuklara zarar verecektir.

          Protokolün 17. maddesindeki yaşlı ve özürlü kabulünün Belediye tarafından yapılacağı ile ilgili düzenleme 2828 sayılı kanuna aykırı olduğu gibi hiçbir nesnel ölçütün konmamış olması da düzenlemeyi yapanların kimsesiz çocuklarla ilgili yasal sorumluluklarını sorumsuzca devrederek, nasıl suç işlediklerini göstermektedir.

          Sonuç olarak yukarıda açıklanan hukuka aykırılık nedenleri de göstermektedir ki, şikayet edilenler açıkça görevlerini kötüye kullanmışlardır. Böylece TCK 257. maddedeki suçu işlemişlerdir.

İSTEM SONUCU: Şikayet edilenler hakkında kamu davası açılması için gereğinin yapılmasını dilerim.14.11.2005   

               Köksal Aydın
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Genel Başkanı